0 (222) 231 8986 | guvenkuyumcusu@guvenkuyumcusu.com

MultiPurpose


BU HAFTA PİYASALAR 28.05.2012

BU HAFTA PİYASALAR 28.05.2012

Kur TCMB’nin istisnai gün uygulamasıyla sınırlanırken faiz fazla değişmedi... İspanya ve Yunanistan'a yönelik endişelerle geçen hafta yaşanan sert hareketlerin ardından haftaya sakin başlayan dolar/TL paritesi, TCMB'nin Pazartesi gününü istisnai gün ilan etmesiyle gerilese de kurumsal alımlarla tekrar yükseldi. Merkez Bankası haftanın ilk gününde miktar yöntemi ile repo ihalesi açmazken, geleneksel yöntem ile 28 Mayıs vadeli 2 milyar TL tutarında güniçi repo ihalesi açtı. TCMB'nin istisnai gün ilan etmesinin ardından dolar/TL haftanın ilk gününde 1.83'ten 1.8247'ye, sepet bazında TL ise 2.0844'ten 2.0773'e kadar geriledi. 5 Mart 2014 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi ise %%9.50 düzeyindeydi. Yunanistan'ın euro bölgesinden çıkacağı endişeleriyle Çarşamba akşamı yapılacak resmi olmayan AB liderler zirvesi öncesi risk iştahında azalma ve euro/dolardaki sert düşüşe paralel dolar/TL, sepet bazında TL ve gösterge faiz yükseldi. Yurtiçi piyasalardan yabancı fonların bir miktar çıktığı izlendi. Dolar/TL 1.84’ü aşarken, dövz sepetinin TL değeri 2.09’u geçti. Dolar/TL AB zirvesinden somut bir sonuç çıkmaması ve euronun dolara karşı gerilemesiyle Perşembe günü 1.85’in üstüne yükseldi, faiz ise fazla değişmedi. Bu arada, TCMB Başkanı Erdem Başçı, 29 Mayıs'ta yapılacak PPK toplantısında TL cinsi zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tutulma oranını sınırlı şekilde artırabileceklerini, böylece bankalara likidite ve maliyet kanalından kolaylık sağlayacaklarını, aynı zamanda TL üzerindeki baskıyı hafifleteceklerini söyledi. Euro bölgesinin zayıf ekonomik verileri ve Yunanistan'ın euro bölgesinden çıkacağına yönelik endişelerle euro/dolar paritesinde düşüş ve yurtdışında temkinli seyir haftanın son günü de devam etti TCMB'nin istisnai gün uygulamasının devamı sonucunda dövizde yukarı doğru hareket sınırlandı. Dolar/TL 1.84 civarında seyrederken, döviz sepeti 2.08’in altına gerilemiş durumda. Gösterge faiz ise %9.50 civarındaki seyrini sürdürdü. Sonuçta geçen hafta Cuma günü Merkez Bankası gösterge kuruyla 1.8324 olan dolar/TL paritesi, Merkez Bankası kurlarıyla Cuma günü itibariyle 1.8407 TL’ye yükseldi 2.3270 TL düzeyinde olan euro/TL paritesi 2.3139 TL’ye geriledi. Geçen hafta Cuma günü %9.60 olan gösterge bononun ortalama bileşik faizi ise bu haftanın son günü %9.52’ye düştü. Döviz, petrol ve altın fiyatları... Döviz: Euro, dört ayın en düşük seviyesini görmesinin ardından bu hafta başında yükseldi, ancak yatırımcıların Yunanistan ve İspanya ile ilgili endişeleri devam etti. Euro/dolar paritesi haftaya 1.2780 düzeyinde başlarken dolar/yen paritesi 79.25 düzeyindeydi. Önde gelen sanayileşmiş ülkelerin oluşturduğu G8 grubu liderlerinin, Avrupa'nın borç sorunlarının tehdidi altındaki küresel ekonomiyi yeniden canlandırırken finansal dalgalanmalarla mücadele için de gerekli adımların atılacağı sözü vermeleri euroda önemli bir rahatlama sağlamadı. Euro hafta içinde son 22 ayın en düşük seviyesine geriledi güvenli liman olarak görülen dolar, Yunanistan'ın euro bölgesinden çıkacağı korkularıyla para birimleri sepeti karşısında 20 ayın zirvesini gördü. Euro/dolar paritesi 1.26’nın altına düştü. Eurodaki düşüş Yunanistan'ın eski başbakanı Lucas Papademos'un açıklamalarının ardından hızlandı. Papademos, Yunanistan'ın aldığı tasarruf tedbirlerine bağlı kalmak zorunda olduğunu veya euro bölgesinden hasarlı bir çıkışla karşı karşıya kalacağını söyledi. Avrupa Birliği liderlerinin krizin çözümüne yeni bir ışık tutmadıkları zirveden önemli bir rahatlama sağlayamayan euro, Temmuz 2010'dan beri görülen en düşük seviye olan 1.2545'e kadar geriledi. Euro, haftanın son gününde de açıklanan zayıf Alman PMI verisinin oluşturduğu baskıyla dolar karşısında iki yılın en düşük seviyesinde işlem gördü, daha sonra biraz toparlandı. Ancak Cuma öğleden sonra İspanya’nın Katalonya eyaletinin borçlarını ödemek için İspanyol hükümetinden yardım istemesi euronun dolar karşısında Temmuz 2010’dan sonra en düşük parite olan 1.2506’ya kadar gerilemesine yol açtı. Euro bölgesinde büyümeye ilişkin endişeler, bölgenin sıkıntılı bankacılık sistemi ve Yunanistan'ın eurodan çıkması olasılığıyla ilgili endişelerle euro Nisan'ın ilk haftasından bu yana görülen en büyük haftalık kaybını verdi. Dolar/yen paritesi ise fazla değişmedi. Cuma günü itibariyle Euro/dolar paritesi 1.2510 Dolar/yen paritesi 79.60 düzeyindedir. Petrol: Brent ham petrolünün varil fiyatı Çin'in büyümeyi desteklemek için yeni adımlar atabileceği ve bunun da dünyanın ikinci büyük petrol tüketicisinde petrol talebini artırabileceği beklentisiyle hafta başında 108 dolara doğru toparlandı. ABD hafif ham petrolünün varil fiyatı ise 91.88 dolar düzeyindeydi. Brent ham petrolünün varil fiyatı, Avrupa'daki borç krizinin çözümü ve İran'ın nükleer programına yönelik küresel petrol arz ve talebi etkileyebilecek toplantılar öncesinde 109 dolara çıkarken, ABD ham petrolü de 92 doların üzerine yükseldi. Petrol fiyatları, İran ile BM'nin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) arasında sağlanabilecek potansiyel anlaşmanın petrol arzıyla ilgili endişeleri azaltmasıyla hafta içinde değer kaybetti. Euro bölgesi borç krizi ve Çin ekonomisinde yavaşlamayla ilgili endişeler talep üzerinde baskı oluşturdu. Brent petrolü 106 doların altına, ABD petrolü 90 dolara indi. Fiyatlar, Ortadoğu'daki petrol arzıyla ilgili potansiyel sıkıntıların küresel ekonomik yavaşlamanın etkisiyle hafifletilmesiyle haftanın son gününde hafif yükseldi, ancak dolardaki çıkış fiyatları sınırladı. Cuma günü itibariyle Brent ham petrolünün varili 106.70 dolar düzeyinde ABD hafif ham petrolünün varili 90.50 dolar düzeyinde seyretmektedir. Altın: Altın fiyatları hafta başına ons başına 1595 dolar düzeyinde başladı. Euro bölgesi borç krizi ve Yunanistan endişeleri finansal piyasalardaki tedirginlik üzerinde etkili olmayı sürdürdü. Hafta içinde ise altın fiyatları sert bir şekilde geriledi ve ons başına 1560 dolara indi. Düşüşte yatırımcıların resmi olmayan AB liderler zirvesinin borç krizinin çözümüne yönelik adımlar içermesi konusundaki kuşkuları etkili oldu. Altın, AB liderlerinin zirvesinden krizin çözümüne ilişkin fazla yeni adım çıkmamasının ardından piyasada etkili olan euro bölgesi ve Yunanistan endişeleriyle ons başına 1,560 doların altına düştü. Fiyatlar, haftanın son gününde biraz yükseldi. Böylece altın euro bölgesi ve küresel büyüme endişeleriyle Aralık'tan beri en zayıf aylık performansı kaydetti. Cuma günü itibariyle altının spot fiyatı ons başına 1565 dolar civarındadır. PARA PİYASALARINDA GELECEK HAFTA Euro Bölgesi’ndeki krizin piyasalara olumsuz etkileri devam edecek... Küresel piyasalardaki çalkantı bu hafta da sürdü. Fransa ve özellikle Yunanistan seçimlerinin sonuçlarından sonra meydana gelen hükümet değişiklikleri Euro Bölgesi’ni olumsuz etkilemeye devam etti. Ayrıca dünya ekonomisinin büyümesine ilişkin olumsuz beklentiler de piyasaları etkiledi. Hafta ortasında düzenlenen AB zirvesinde eurotahville ilgili somut bir gelişme olmaması ve bu konuda Almanya ile Fransa ile diğer Euro ülkeleri arasında devam eden anlaşmazlık, ayrıca yine büyüme teşvikleri ve bütçe kısıtları konusundaki tartışmalar euronun dolar ve diğer para birimlerine karşı hafta boyunca değer kaybına uğramasına yol açtı. Ayrıca İspanya ve Yunanistan bankalarının da karşı karşıya kaldıkları zorlukların artmakta olduğu izlendi. Dünyanın diğer taraflarında da ekonomik büyüme verilerinde yavaşlama olduğu gözleniyor. Özellikle BRIC ülkelerinin bu sene daha yavaş büyüdüğünü görmekteyiz. Brezilya ekonomik büyümeyi teşvik etmek için yeni vergi indirimleri açıkladı. Ayrıca gelişmekte olan para birimleri dolara karşı değer kaybına uğramaya devam ediyor. Özellikle Brezilya Reali ve Hindistan Rupisi en çok değer kaybeden para birimleri arasında. Petrol fiyatlarında gerileme bu hafta durdu ve fiyatlarda yatay bir seyir vardı. Altın fiyatlarında da fazla değişme olmadı. Euro/dolar paritesi 1.2510 civarında seyrederken dolar/yen paritesi 79.60 dolaylarında. Altının onsu 1565 dolar civarında. Brent ham petrolünün varili 106.70, ABD hafif ham petrolünün varili ise 90.50 dolar civarında. Bu hafta Türkiye ekonomisine ilişkin önemli bir veri açıklanmadı. Mayıs ayı imalat sanayii kapasite kullanım oranları sanayi ve ekonomideki yavaşlamayı teyit etti. Para piyasalarına baktığımızda Merkez Bankası’nın istisnai gün uygulamasına geçerek ek sıkışlaştırmaya gittiğini ve Türk Lirası’nın özellikle dolara karşı olan değer kaybını sınırlamaya çalıştığını görüyoruz. Yine de piyasalardan yabancı fon çıkışı olduğu izlenmekte. Ayrıca Merkez Bankası Başkanı Sn. Başçı’nın haftaya 29 Mayıs’ta düzenlenecek olan PPK toplantısında TL zorunlu karşılıkların dövizle tutulma oranını yükseltebileceklerini açıklaması, döviz likididitesi daha bol olan bankaları biraz rahatlatabilir. Ayrıca Merkez Bankası döviz rezervlerini yükseltici bir karar olacaktır. Ancak bunun piyasadaki döviz durumunu ve kurları olumlu etkileme olasılığı bizce fazla değil. Şu aşamada döviz kurlarındaki yüksek seyir ancak dış piyasaların biraz sakinleşmesiyle durabilir. Kurlardaki artış Merkez Bankası’nın enflasyonla olan mücadelesini güçleştirmekte. Diğer yandan, petrol fiyatlarındaki hafif düşüş ise hem enflasyon, hem de cari açığın gerilemesi açısından olumlu bir katkı sağlayabilecek bir gelişme. Haftaya Merkez Bankası’nın PPK toplantısında politika faizi ve faiz koridoru oranlarına ilişkin bir değişiklik yapılmasını beklememekteyiz. Gelecek hafta yurtiçinde Nisan ayı dış ticaret verileri açıklanacak. Haftaya küresel piyasalardaki dalgalanmanın devam etmesini beklemekteyiz. Zaten gerek AB piyasalarının, gerek küresel piyasaların 17 Haziran’daki Yunan seçimleri ve 23-24 Haziran’daki AB liderler zirvesine kadar, tedirgin ve çalkantılı bir süreç yaşayacağını tahmin ediyoruz. Gelişmeler Avrupa Merkez Bankası’nı yeni bir faiz indirimi ya da parasal genişleme kararı konusunda zorlayabilir. Bu çerçevede, yurtiçinde TL ve faiz oranları üzerindeki baskılar önümüzdeki hafta da devam edebilir. Haftaya Merkez Bankası’nın toplantısı sonrasında yapacağı açıklamalar ve zorunlu karşılıklar kararı önem taşımakta. Bu bağlamda, dolar/TL paritesinin 1.84-1.89 aralığında hareket edeceğini tahmin ediyoruz. Gösterge tahvilin bileşik faizinin ise %9.50’un altına gerilemesi biraz zor gözüküyor." T-BANK'DAN