0 (222) 231 8986 | guvenkuyumcusu@guvenkuyumcusu.com

MultiPurpose


Altın Fiyatları Hakkında

Altın Fiyatları Hakkında

Altın, herkesin gayet iyi bildiği sebeplerden dolayı, Türklerin çok sevdiği bir yatırım aracı. Bunu bilen görsel ve yazılı basın da düzenli şekilde altın fiyatlarıyla ilgili haberler yayınlıyorlar. Ama kaliteli yorumlar çok az.

Beni en çok eğlendiren, televizyon kanallarının ana haber bültenlerinde Kapalıçarşı piyasasındaki tacirlerden alınan yorumlar. Geçenlerde bir tanesi o dönemdeki fiyat artışını "Hindistan'daki düğün sezonu kaynaklı talep artışına" bağlamıştı. Doğrudur belki de ama bu fikri nereden ve nasıl edindiğini çok merak etmiştim. Altın fiyatlarını etkileyen faktörler Altının belli bir faiz ve temettü gibi düzenli getirisi yok. Altına yatırım yapanlar ancak (dolar bazındaki) fiyat hareketlerinden para kazanabiliyorlar. Fiyat hareketlerini de temelde 3 faktör belirliyor: Birincisi, arz ve talep koşulları. Arza göre çok daha değişken olan talep koşulları ön planda. Kapalıçarşı tacirinin bahsettiği mücevher talebi yıllık 3.550 ton civarındaki toplam talebin yaklaşık yarısı ve bunun da yaklaşık % 70'i Hindistan'dan gelen talep. O nedenle altın fiyatları hemen Hindistan'da ne olduğu ile açıklanmaya çalışılıyor (kalan kısmın % 10 civarı sanayi talebi, kalanı da yatırım amaçlı talep). Arz tarafının sadece yarısı madenlerdeki üretim ve o da son yıllarda yatay. Merkez bankaları ve hazineler yaklaşık dörtte biri ABD olmak üzere 30 bin tonun üzerinde altın rezervleri tutuyorlar. Bu rezervlerin piyasalara çıkmasına yönelik haberler de fiyatları ciddi şekilde oynatabiliyor. Bir diğer faktör, altının para birimleri (ve dolayısı ile enflasyon) ile olan ilişkisi. Altın, ABD Doları ile alınıp satılsa da neticede dolar kolaylıkla diğer para birimlerine çevrilebiliyor. Dolar ve/veya genelde para birimlerine olan güven azaldığında altın talep görüyor ve fiyatlar yükseliyor. Para birimlerine olan güveni de para arzı, yani enflasyon beklentileri belirliyor. Bunun ardında ise merkez bankalarının enflasyona ne kadar hakim olduklarına yönelik verdiği güven var. Enflasyon yükseliyor olsa da piyasalar merkez bankalarının kontrolü elden kaçırdığı düşünülmediği sürece sorun yok. Üçüncü faktör ise spekülasyon. Hedge fonlar gibi genellikle kısa vadeli düşünen kurumsal yatırımcıların liderliğinde alınan altın pozisyonlarındaki ani değişimler, fiyatları sert şekilde oynatabiliyor. Ama bu tür spekülatif yatırımcılar da pozisyonlarını öylesine değil yukarıdaki diğer faktörleri düşünerek ve diğer yatırım araçlarının (faiz ve temettü gibi) getiri beklentilerine bakarak alıyorlar. Çünkü ne temel faktörler altın fiyatının artabileceğini gösterirken tersini yapıp kısa vadede kazanmak ne de faizler yüksek ya da yükselme trendinde iken bolca borçlanıp altın spekülasyonu yapmak kolay değil. Önce pozisyonlarını alıyorlar, sonra diğer yatırımcıları (küçükleri) temel faktörlerin yönünü gösteren açıklamalarla ikna edip piyasaya sokuyorlar. Fiyatlar daha da yükselince de pozisyonlarından çıkıyorlar. Genel oyun planı bu. Bugün hangi faktör etkili? Savaş, afet, terörizm gibi arz ve talebi sert şekilde etkileyen belirsizlikler ortaya çıkmadıkça birinci faktör kısa vadede çok değişmiyor. Hindistan ve Çin gibi ülkelerde gelir artışına bağlı düzenli şekilde artan bir mücevher talebi var ama bu, uzun vadeye yayılan, düzenli ama küçük boyutta bir etki. Son faktör için de özellikle küçük yatırımcılar açısından yapacak fazla bir şey yok. Fiyatlar çok sert inip çıktığı dönemlerde oyuna katılıp büyük balıklara yem olmak anlamsız. Uzunca bir süredir altın fiyatlarını etkileyen en önemli faktör ikincisi. Elbette dolar diğer para birimlerine karşı değer kaybettiğinde altının fiyatı artabiliyor. Ama yatırımcıların bunun ötesine bakmaları gerekir. Sadece dolara değil, genel olarak para birimlerine olan güvenin ne durumda olduğu önemli. 2009 son çeyreğinden beri olan da bu. Dolar diğer para birimlerine karşı ciddi şekilde değer kazanırken, örneğin dolar-Euro paritesi 1,50'lerden 1,20'lere inerken (dolar bazında alınıp satılan) altın fiyatları da düzenli bir şekilde yükseldi (Grafik 1). Acaba neden? Çünkü global kriz yatırımcıların genel olarak para birimlerine bakışını değiştirdi. Uzun süreden beri ilk defa merkez bankalarının global ekonomik konjonktürel dalgalanmaları kontrol edemeyecekleri düşünülmeye başladı. Krizin ilk etkilerini gösterdiği 2007 sonunda ons başına 400 $ gibi uzun vadeli trendine göre makul bir düzeyde olan altın fiyatları hızla artmaya başladı (Grafik 2). Arada sırada spekülatif alım satımlarla salınımlar sergilese de bugüne kadar da artmaya devam etti ve 1.200 $'a kadar geldi. Konjonktürel salınımın kontrolden çıkması ise dünya ekonomisinin resesyona girmesi ve bunun getireceği deflasyon (fiyat düşüşü) ile resesyonun ağırlaşması ya da tersine enflasyonun hızla ve kontrolsüz şekilde yükselmesi demek. Ya çok para basılıp resesyondan çıkılmaya ya da faizler radikal şekilde hızla yükseltilip enflasyonun önü alınmaya çalışılacak. Her durumda para birimlerinin alım gücüne olan güvenin kaybolması ve altın fiyatlarının hızla artması söz konusu. Piyasalar bu senaryoların ortaya çıkmasından çekindikleri için altın düzenli şekilde artıyor. Haksız da değiller. Krizin ortaya çıkmasıyla ekonomiler resesyona girince merkez bankalarının tepkisi bolca para basma yönünde oldu ve 2 yıl öncesine göre ABD Merkez Bankası (FED) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) bilançoları % 150 ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) bilançosu % 50 büyüdü (Grafik 3). Yani ABD, Euro bölgesi ve İngiltere merkez bankaları kriz sonrası resesyonla savaşmak için ciddi şekilde para bastılar. Bu sayede ekonomilerin yeniden resesyona dönmeyecekleri kesin olmadığı gibi (çünkü hâlâ ikinci dip endişeleri var) yeniden talep canlandığında da bu basılan paraların ne kadarını nasıl ve ne süreçte geri çekebileceklerine yönelik güveni tesis edebilmiş değiller. Yatırımcılar gerçekten bu senaryolardan birine inanıyorlarsa altın alabilirler. Yoksa dokunmalılar. Çünkü bu uç senaryolar yaşanmadan ekonomilerin yavaş yavaş eski büyüme hızlarına erişeceği ve merkez bankalarının da olaya hakim olabilecekleri genel görüş olmaya başladığında altın fiyatlarının hem de gayet sert bir şekilde düşebileceğine dikkat etmeliler.